Boşandıktan Sonra Kefillik Durumu (Mal Paylaşımı)

Boşandıktan Sonra Kefillik Durumu (Mal Paylaşımı)
6 Mayıs 2019 tarihinde eklendi, 28 kez okundu.

Evlenmek bir yuva kurmak herkesin hayalidir. Evlilik süresi içinde eşler birbirine güvenip çeşitli ihtiyaçlar için bankalardan kredi çekmektedirler. Bankanın kefil istemesi durumunda birbirine kefil de olabilirler. Hiç istenmeyen bir durum olsa da boşanma gibi olayla karşı karşıya kalındığında neler yapılmalı,mal paylaşımı nasıl olmalı, boşandıktan sonra kefillik süreci nasıl işler? Gibi sorular insanın kafasını meşgul eder. Yazımızda konunun tüm detaylarını sizler için araştırdık.

Kefillik Nedir?

Bir ürün ya da hizmet aldığınızda bunun karşılığını ödeyememe durumunda başka bir kişinin ödemeyi taahhüt etmesidir. Yani kefil olan kişi asıl kişi gibi sorumludur. Evliliklerde karşılıklı güven olduğu için birbirlerine rahatlıkla kefil olurlar. Ev, araba veya eşya gibi ürünler için bankalardan kredi çekildiğinde hiç düşünmeden kefillik senedine imza atarlar. Her şey güzel giderken bir sorun yoktur. Fakat boşanma aşaması ve sonrasında kefillik büyük sıkıntılara sebep olur. Eski eşinizin kredi borcunu ödemek zorunda kalmak bir hayli can sıkıcı bir durum oluşturur. Daha detaylı bilgi için Kefillikte Eş Rızası Şartı yazımızı okuyabilirsiniz.

Boşandıktan Sonra Kefillik Düşer Mi?

Boşanma aşamasında veya boşanma mahkeme kararıyla gerçekleştikten sonra kefillik düşmez. Yani boşanmadan sonra da attığınız kefillik imzası geçerlidir. Ben eşimden ayrıldım, artık kefillikten de ayrıldım eski borçlar beni bağlamaz gibi bir durum yok. Eğer eski eşiniz bir borcu ödemez ise parayı kefilden alırlar. Kefilde boşanmış eş olduğu için o ödemek zorundadır. Fakat bazı istisnai durumlar vardır. Yazımızın devamında o durumlardan bahsedelim.

Boşanırken Kredi Kartı Borçlarını Kim Öder?

Türk Medeni Kanununun 224. maddesinde  “Eşlerden her biri kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur.” şekilde belirtilmiştir. Dolayısıyla kredi kartı kimin üzerineyse borçta onundur. Kredi kartı borçları diğer kişileri bağlamadığı için boşanma sonrasında bile borcu kart sahibi öder, diğer eşi bağlamaz. Kredi kartı borcu ödenmediğinde diğer eşe haciz gelme gibi bir durum oluşmaz.

Boşanırken Kredi Borcunun Ödenmesi

Eşlerden biri evlilik süresi içinde bir ihtiyaç kredisi çekmiş ise bunun ödemesi de o kişiye aittir. Boşandıktan sonraki süreçte bu borcun ödenmemesi halinde diğer eşin maaşına veya üzerine kayıtlı malvarlığına haciz gelme gibi bir durum oluşmaz. Borç kimin üzerine ise banka parayı borçludan alır. Fakat çekilen krediden eşin haberi yok sa, banka hukuki süreç başlatabilir ve mahkeme kararıyla borçluyu değiştirebilir. Şöyle örnek vermek gerekirse; diyelim ki erkek kadının kredi kartını alıp nakit avans kullandı ve bu parayı ödemedi. Sonuçta kadının bundan haberi yok ve rızası da yok. Böyle bir durumda banka, erkeği borçlandırabilir.

Boşanma sürecinde eşlerden birinin ihtiyaç kredisi borcu olması halinde kanunlarda aşağıdaki durumlar geçerlidir:

  • Eşlerden birinin bankalara olan bireysel borçları diğer eşe ödeme yükümlülüğü getirmez.
  • Ortak kullanılan konuta eşlerden birinin borcu nedeniyle haciz gelebilir.
  • Haciz işlemine karşı fatura ibraz ederek istihkak ( mal üzerindeki çekişmeyi sonlandırma ) davası açılabilir.
  • Kredi eş için çekilse bile kredi borcu kredinin yasal sahibine aittir.
  • Krediyi çeken kişi, krediyi eşinin kullandığını ispat edebilirse ödediği parayı eşinden mahkeme kararıyla geri alabilir.
Anlaşmak En Güzel Çözümdür

Boşandıktan Sonra Kredili Konut Paylaşımı

Bu konuyu iyi anlamak için mal rejimi kavramını kısaca açıklayalım. 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren Medeni Kanun’da eşler arasındaki ekonomik ortaklık dört farklı mal rejimi ile belirtilir. Bunlar;

1.         Mallara katılma rejimi,

2.         Mal ayrılığı rejimi,

3.         Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi,

4.         Mal ortaklığı rejimi

Şeklindedir. Ülkemizde geçerli olan mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir. Eşler evlenirken bu dört rejimden birini seçebilecekleri gibi kendi aralarında da ayrıca sözleşme yapabilirler. Mal rejimini açıkladıktan sonra konumuza dönelim.

Eşler boşanma aşamasında mal rejimini seçmiş iseler veya anlaşmalı boşanıyorlar ise oturup karar vermişler ( konutun kimde kalacağı, kalan borcun nasıl ödeneceği gibi ) demektir. Fakat böyle bir durum yoksa edinilmiş mallara katılma rejimi söz konusudur. Eğer mal 1 Ocak 2002 tarihinden önce alındıysa mal ayrılığı rejimi, bu tarihten sonra alındıysa mallara katılma rejimi uygulanır. Evlilik süresince kredi ile alınan ev edinilmiş mal kapsamına girer. Bu durumda boşanma davası açma tarihinize kadar olan ödemelerin yarı değeri üzerinde tasfiye payı alma hakkınız doğar. Diğer eşin çalışıp çalışmaması, hatta fiili olarak aynı evde yaşıyor olup olmamanız bile önemli değildir. Alacak hakkınızın mahkemece karara bağlanması için harç yatırarak mal tasfiye davası açmanız gerekir.

Kısaca açıklamak gerekirse, boşanma davası sürerken, kredi ile alınan ev kimin mülkiyetinde ise ev onda kalmaya devam eder ancak edinilmiş mal olması nedeniyle diğer eşe, payı oranında ödeme yapılması yönünde mahkeme karar verir. Yada evin satılmasına karar verilip banka, alacağı kredi borcunu alır, diğer para taraflar arasında pay edilir.

Örneğin; 200.000 TL’ ye 01.01.2012 tarihinde kredi ile satın alınan evin 50.000 TL’ lik kısmı evli iken ödenmişse, evlilik içinde ödenen paranın gayrimenkulün değerine oranı %25′ tir. Taşınmazın 01.01.2015 tarihindeki güncel değeri 300.000 TL ise, bunun %25′ i evlilik içinde edinilmiş mal sayılır, o da 75.000 TL’dir. Edinilmiş 75.000 TL’nin yarısı olan 37.500 TL boşanmada mal paylaşımı esnasında diğer eşe ait olacaktır. Bunun dışında evin devam eden kredi ödemeleri krediyi kullanan kişi tarafından yatırılmaya devam eder.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git